Sözlükte "savaş" ne demek?

1. Ekonomik ve politik amaçlarına ulaşabilmek için devletlerin ya da toplumsal sınıfların giriştikleri silahlı eylem, harp; bir şeyi ortadan kaldırmak, yok etmek amacıyla girişilen eylem.
2. Uğraşma, kavga, mücadele: erozyonla savaş .
3. Hayvanların birbirleriyle yaptığı mücadelesavaş

Cümle içinde kullanımı

Veremle savaş.

Savaş kelimesinin ingilizcesi

adj. war, fighting, wartime
n. war, warfare, battle, fight, combat, fighting, struggle, campaign, conflict, crusade, fray
v. fight, make war, war, battle, fight a battle, struggle, campaign, conflict, contend, strive against, strive with, wage war against, wage war on smb.

Savaş nedir? (Felsefe)

Politikanın, örgütlenmiş silahlı güçler (ordu) aracılığıyla, zor araçları kullanılarak, belli ekonomik çıkarların ve politik hedeflerin kabul ettirilmesi amacıyla sürdürülen biçimi. ‘

Savaş, üretim araçlarının özel mülkiyetine dayanan, dolayısıyla uzlaşmaz sınıflara bölünmüş toplumlarla birlikte gelişmiş bir toplumsal fenomendir. Savaşlar, kapitalizmde, özellikle onun emperyalizm aşamasında, burjuvazinin kar ve egemenlik kaygılarından doğar. Bu kaygılar yabancı topraklardaki tüketim pazarlarının ve hammadde kaynaklarının ele geçirilmesi, giderek halkların boyunduruk altına alınması çabalarında ve isteklerinde dile gelir. Hammadde kaynaklarının, pazarların,

Savaş, politikanın bir devamıdır; politikanın şiddet aracılığıyla uygulanmasından başka bir şey olmadığı için, sınıfsal karakterlidir. Savaşın hedefleri ve sınıfsal karakteri göz önünde tutularak, Marksçı-Leninci açıdan haklı ve haksız savaşlar arasında ayırım yapmak gerekir. Çağımızın haklı savaş tipleri şunlardır:

1) Sosyalist anayurdu emperyalizmin saldırılarına karşı savunma savaşları;

2) Emperyalist sömürgeciliğe, yabancı egemenliğine ve yeni-sömürgeciliğe karşı verilen ulusal kurtuluş ve savunma savaşları;

3) Gerici, karşı-devrimci güçlere yönelik devrimci iç-savaş.

Çağımızdaki haksız savaşların başlıca tipleri de şunlardır:

1) Emperyalist devletlerin sosyalizme karşı açacakları savaş;

2) Emperyalist devletlerin ve diğer gerici çevrelerin ulusal kurtuluş savaşlarına karşı yürütecekleri sömürge savaşları;

3) Sosyalist işçi hareketini ve, demokratik halk hareketini hedef tutan karşı-devrimci iç savaş;

4) Emperyalist devletlerin kendi aralarındaki, her iki yanın da haksız olduğu savaşlar.

Uluslararası komünist hareket, sosyalist devletler ve Marksçı-Leninci partiler, haksız savaşların tümüne karşıdırlar. Bu savaşları önlemek, ama gene de patlak verecek olurlarsa, somut-tarihsel koşullara bağlı olarak, devrimci araçlarla dünya sosyalist sisteminin, uluslararası işçi hareketinin ve ulusal kurtuluş savaşımı yürüten halkların çıkarlarını koruyacak şekilde bu savaşlarda savaşım yürütmeye kesinlikle kararlıdırlar. Günümüzün sosyalist toplumlarındaki ilerici ve barışsever güçler, sosyalist devletler topluluğunun ekonomik, politik ve askeri gücüne dayanarak, emperyalizmi yeni bir dünya savaşı çıkarmaktan ve diğer sömürü savaşlarına girmekten alıkoyacak durumdadırlar. Marksçı-Leninci partiler ve sosyalist devletler, savaşların, ‘ uluslararası anlaşmazlıklarda bir çözüm yolu olarak kullanılmasına kesinlikle karşı oldukları gibi, özellikle bir atom savaşı tehlikesinin önlenmesini, insanlığın baş sorunu ve kendilerinin birinci ödevi saymaktadırlar. Yeryüzündeki tüm barışsever güçlerle birlikte, farklı toplumsal düzenlere sahip ülkelerin barış içinde yan yana yaşama’ lan için çaba göstermekte, genel ve tam bir silahsızlanmanın adım adım gerçekleştirilmesine çalışmaktadırlar.

--Reklam--