Savaş nedir?

Devletlerin, ya da bir devlet içindeki sosyal toplulukların birbirlerine isteklerini zorla kabul ettirmek için, kuvvet kullanarak yaptıkları çarpışmalardır.

Savaş, kullanılan kuvvetlere ve yapılış şekline göre çeşitlere ayrılır. Silahlı kuvvetler arasında yapılan savaşlara «silahlı savaş», gizli kuvvetlerin, politik, ekonomik ve psikolojik gücün kullanıldığı ve barış döneminde yapılan savaşlara «soğuk savaş», devletlerin kendi içlerinde cereyan eden çarpışmalara da «iç savaş» denir. Barış döneminde politik yollarla, ya da soğuk savaş yoluyla arzularına ulaşamayan devletler, silahlı kuvvetlerini de kullanarak arzularını kabul ettirmek isterler.

Bu durumda savaş ilan ederek ültimatom verir, yahut da baskın tarzında silahlı kuvvetleriyle karşı tarafın sınırlarını geçer. Karşı taraf da elindeki bütün kuvvet ve imkanlardan yararlanarak bu silahlı saldırıya karşı kendini savunur. Böylece savaş başlamış olur. Savaş, tarih öncesi çağlardan zamanımıza kadar süregelmiştir. Savaşlar, tarihin gidişine uyarak nitelikleri yönünden:

1. Kabile savaşları,
2. Hükümet savaşları,
3. Devlet savaşları,
4. Ulus savaşları olmak üzere dört devre geçirmiştir.

Kabile savaşları, kabile ve aşiretlerin kadın, erkek hepsinin katılmasıyla yapılan ilk savaşlardır. Hükümet savaşları, hükümet emrindeki silahlı kuvvetlerle yapılan savaşlardır. Bu savaşlarda uluslar cephe gerisinde savaşın etkisi dışında kalırlar. Yalnız silahlı kuvvetler aralarında çarpışır. Devlet savaşları, silahlı kuvvetlerle birlikte ulusal kuvvetlerin de katıldığı topyekün savaşlardır. Ulus savaşları ise, ulusların maddi ve manevi bütün güçleriyle katıldıkları topyekun savaşlardır.

Eski ve yeni bütün savaşların ana sebebibi bir sosyal topluluğun arzularını diğer bir sosyal topluluğa kuvvet kullanarak zorla kabul ettirme isteğidir. Bu arzular tarih boyunca değişmiştir. Savaş sebepleri arasında en önemlileri toprak kazanmak, servet elde etmek, din, güvenlik sağlamaktır. Günümüzdeki savaşların tek sebebi ise ekonomiktir. Savaş usulleri bilimin ilerleyişiyle değişmiş; bugün füzelerin, güdümlü mermilerin, atom silahlarının gelişmesiyle insanlığı bütünüyle yok edebilecek bir durum almıştır.

Geleneksel savaş: Açık savaş yoluyla düşmanın kapasitesini azaltma girişimidir. Devletler arasında ilan edilir. Nükleer, kimyasal, biyolojik silahlar kullanılmaz. Cephe savaşı olarak da bilinir. Cephelerde, ateşli silahların kullanımı ile şekillenen savaş türüdür. Türk Bağımsızlık Savaşı buna örnektir.

Gelenek dışı savaş: Zaferin silah dışındaki eylemlerle sağlanmasını amaçlar. Biat, teslimiyet, gizli destek ve kapitülasyonlar yoluyla çatışmaktır. Soğuk Savaş ve Amerikan- Sovyet çekişmesi buna örnektir.

Nükleer savaş: Nükleer silahlar ile yapılan savaştır. Geleneksel savaş sadece destekleyici niteliktedir. Savaşın kaderini nükleer güç belirler. Tarihte nükleer savaş yaşanmamıştır, ancak Pasifik Savaşı’nda Hiroşime ve Nagazaki’nin bombalanması nükleer savaşın etkilerine örnek olabilir.

İç savaş- Sivil savaş: Çatışan güçlerin aynı ulus ya da politik çevreye mensup olduğu savaş türüdür.  Genellikle devrim denilebilecek yenilenme hareketlerinde ya da emperyalist güçlerin ülke politikasına etkileriyle ortaya çıkar.  İspanyol İç Savaşı, Amerikan İç Savaşı buna örnektir.

Asimetrik savaş: Askeri kapasitesi birbirinden farklı gruplarca yapılan savaştır. Asimetrik savaşlar genellikle gerilla savaşı ile sonuçlanır. Bu da, kapasitesi yetersiz grubun direkt çarpışmadan kaçarak büyük grubun boşluklarını aramasıdır. Böylelikle küçük ama etkili vuruşlarla, yakalanmadan, savaş sürecektir. 2003 ABD- Irak Savaşı, İsrail- Filistin Savaşı buna örnek verilebilir.

Savaş nedir? (Felsefe)

Politikanın, örgütlenmiş silahlı güçler (ordu) aracılığıyla, zor araçları kullanılarak, belli ekonomik çıkarların ve politik hedeflerin kabul ettirilmesi amacıyla sürdürülen biçimi. Savaş, üretim araçlarının özel mülkiyetine dayanan, dolayısıyla uzlaşmaz sınıflara bölünmüş toplumlarla birlikte gelişmiş bir toplumsal fenomendir. Savaşlar, kapitalizmde, özellikle onun emperyalizm aşamasında, burjuvazinin kar ve egemenlik kaygılarından doğar. Bu kaygılar yabancı topraklardaki tüketim pazarlarının ve hammadde kaynaklarının ele geçirilmesi, giderek halkların boyunduruk altına alınması çabalarında ve isteklerinde dile gelir.

Hammadde kaynaklarının, pazarların, Savaş, politikanın bir devamıdır; politikanın şiddet aracılığıyla uygulanmasından başka bir şey olmadığı için, sınıfsal karakterlidir. Savaşın hedefleri ve sınıfsal karakteri göz önünde tutularak, Marksçı-Leninci açıdan haklı ve haksız savaşlar arasında ayırım yapmak gerekir. Uluslararası komünist hareket, sosyalist devletler ve Marksçı-Leninci partiler, haksız savaşların tümüne karşıdırlar.

Bu savaşları önlemek, ama gene de patlak verecek olurlarsa, somut-tarihsel koşullara bağlı olarak, devrimci araçlarla dünya sosyalist sisteminin, uluslararası işçi hareketinin ve ulusal kurtuluş savaşımı yürüten halkların çıkarlarını koruyacak şekilde bu savaşlarda savaşım yürütmeye kesinlikle kararlıdırlar. Günümüzün sosyalist toplumlarındaki ilerici ve barışsever güçler, sosyalist devletler topluluğunun ekonomik, politik ve askeri gücüne dayanarak, emperyalizmi yeni bir dünya savaşı çıkarmaktan ve diğer sömürü savaşlarına girmekten alıkoyacak durumdadırlar.

Marksçı-Leninci partiler ve sosyalist devletler, savaşların, ‘ uluslararası anlaşmazlıklarda bir çözüm yolu olarak kullanılmasına kesinlikle karşı oldukları gibi, özellikle bir atom savaşı tehlikesinin önlenmesini, insanlığın baş sorunu ve kendilerinin birinci ödevi saymaktadırlar. Yeryüzündeki tüm barışsever güçlerle birlikte, farklı toplumsal düzenlere sahip ülkelerin barış içinde yan yana yaşama’ lan için çaba göstermekte, genel ve tam bir silahsızlanmanın adım adım gerçekleştirilmesine çalışmaktadırlar.

Sözlükte "savaş" ne demek?

1. Ekonomik ve politik amaçlarına ulaşabilmek için devletlerin ya da toplumsal sınıfların giriştikleri silahlı eylem, harp; bir şeyi ortadan kaldırmak, yok etmek amacıyla girişilen eylem.
2. Uğraşma, kavga, mücadele: erozyonla savaş .
3. Hayvanların birbirleriyle yaptığı mücadele.

Cümle içinde kullanımı

Veremle savaş.

Savaş kelimesinin ingilizcesi

adj. war, fighting, wartime
n. war, warfare, battle, fight, combat, fighting, struggle, campaign, conflict, crusade, fray
v. fight, make war, war, battle, fight a battle, struggle, campaign, conflict, contend, strive against, strive with, wage war against, wage war on smb.

Son eklenenler

Yorumlar

Bu sayfa ait yorum bulunamadı. İlk yorum yapan siz olun.

Yorum ekle

Vazgeç